TAHARRİ’Lİ ONAT’IN ÖYKÜSÜ
*Beşiri diğer adıyla ‘Kobin’ diye bilinen Batman’a en yakın ilçenin dibinde 400- 500 yıllık Yezidilerin Taharri köyünden 32 yıl önce Almanya’ya baskılardan ötürü göçe, Orhan Onat’ın ilginç öyküsünü sizlerle paylaşmak istiyoruz.*Son on yılda kesik kesik aralıklarla atalarının topraklarına gelen Onat, 6 kuşağın Taharri’den geçtiğini söylüyor. Taharri eski bir yerleşim yeri… 3 kez yıkım yaşamış, son yıkımla ise 1987’de karşılaşmış. Beşiri ile birleşen Taharri’ye şimdi de Cumhuriyet mahallesi ismi verilmiş… Bir dönemler 500 kişin yaşadığı Taharri de kala kala 5 Yezidi kalmış. Bu azınlık topluluğun sorunlarını da zaman zaman Batman Çağdaş’ın okurlarıyla paylaşıyoruz. Fırsat buldukça bu farklılığın burada kalmasının da bir renklilik olduğunu söylüyoruz.
ATALARININ TOPRAKLARINDA BİRBUÇUK AY
Yaklaşık bir buçuk aydır atalarının topraklarında abisi Turhan Onat’la dolaşan Orhan Onat, geçtiğimiz gün hüzünlü bir şekilde Almanya’ya döndü ama, gözü yine atalarının topraklarında kaldı. Onat, ayrılırken de anlamlı bir mesaj veriyordu;
“En kısa sürede bu topraklara tekrar döneceğim. Avrupa da 15’e yakın Yezidi Derneği bulunuyor. 50 bine yakın Yezidi topluluğuna hizmet veren derneğimizin maalesef ciddi bir ayağı Türkiye’de yok. Tek bir Yezidi derneği var ama, o da Beşiri de faal değil. Elbette bizler yıllardır Almanya’daki Yezidilerin Türkiye’ye dönme isteği bulunuyor. Ne yazık ki burada karşılaştığımız bazı sorunlardan olsa gerek, demokratik işleyişin arzu edilen düzeyde olmayışı bizi kaygılandırıyor. Elbette topraklarımıza dönmek istiyoruz. Kimseyle de bir sorunumuz bulunmuyor…”
TANINMIŞ SİMALARI UNUTMADI
Günlerce gerek yörenin tanınmış simaları gerekse de yöneticiler ve bazı kurum-kuruluşların başındaki idaricilerle tanışma fırsatı bulduğunu söylüyordu Taharri’li Orhan Onat.
“-30 yıl öncesine oranla elbette bu ülkede ciddi değişimler olmuş. Biz Avrupa’ya alıştığımız için Türkiye’de bazı bürokratik engeller bizlere tuhaf geliyor. Fakat hoşgörü açısından hiçbir engelle karşılaşmadık. Yezidiyiz diye kimsenin son süreçte bizlere karşı herhangi bir tavrı olmadı. Bu topraklarda bizlerde kardeşçe yaşamak istiyoruz. Gelişimizin bir amacı da zorunlu göç ettiğimiz topraklara tekrar kavuşma ve herkesle kardeşçe yaşama arzusudur. Her şeye rağmen bu zengin toplulukla insanca yaşamak istiyoruz” diyordu.
TAHARRİLİ ONAT’IN DUYGULU MEKTUBU
Taharri’li Onat, geride çok anlamlı bir mektup bıraktı bizlere…
Bakın neler yazmış ve neleri paylaşmış bizlerle;
“ Kendi ülkemizden yıllardır uzaktayız. Bizler bazı nedenlerden ötürü topraklarımıza uzakta yaşamak zorunda kaldık. Fakat değerli dostlar ile çevremizden aldığımız pozitif mesajlar bizi yıllar sonra tekrar topraklarımıza kavuşturmakla buluşturdu. 32 yıl sonra kendi topraklarımıza yakın olmak ve yavaş yavaş ayak uydurmak istedik. Bir buçuk aydır memleketimdeyim. Uzak kaldığım topraklarımda eskiyi soluyorum. Ağabeyimle ilk durağımız Beşiri oldu. Taharri köyü bugün Cumhuriyet ve Egemenlik caddesi olarak değiştirildi. Adı değiştirilen köyümüzün sorunlarını bu bölgede bilmeyen yoktur. Bunun üzerinde fazla durmak istemiyorum. Ağabeyim Turhan’la, gelişimde biriken sorunlarımızı köye yerleşen ortaklarımızla adilane ve barışçıl bir yolla çözmek istedik. Herkes tarafından hoş karşılandık. Bu hoş karşılama ne yazık ki iki-üç hafta sürdü. Bazı konuşmaların sonucunda, zorluklarla karşılaşmadık değil. Fakat bu zorlukların üstesinden beraberce geleceğimizden eminim, temennimiz de budur. Batman’daki değerli yöneticiler bize oldukça duyarlı davrandılar. Her sorunun hukuki açıdan çözüleceğinin altını çizdiler bizlere. Ben de bazı pürüzlerin hukuki yolla çözüleceğine inanıyorum…”
SORUNLARIN ÇÖZÜMÜNDE YÖNETİCİLERE GÜVENİYOR
Onat, mektubunun son bölümünde sorunlarının çözümü konusunda ziyaret ettiği il yöneticileri, kurum ve kuruluş temsilcileri, partiler ve tanınan simalara da teşekkür etmeden mektubuna son vermiyordu.
“ Buradan uzakta olsak da, Valimiz sayın Ahmet Turhan’ın ‘biz kendimizi buranın mozaiği’ olarak görüyorduk ama Vali beyin deyimiyle bizler ‘bu ülkenin asli unsurlarındanız.’ Kendi topraklarımıza dönmeyi de hedefliyoruz. Herkesten tek istirhamımız bizi bir kardeş, bir dost ve bir vatandaş olarak kabullenmeleridir. Burada sadece kendi hakkımızı talep ediyoruz. Kendi hakkımızdan başka ne fazlasını ne de eksiğini istiyoruz. Uzakta olduğumuz için bazı tavizler de vermeye hazırız. Kısacası bizlerde bu toprağın mirasçıyız. Kimsenin bizleri yanlış değerlendirmesini de istemiyoruz…”
ATALARININ TOPRAKLARINI KALKAR’A DEĞİŞMİYOR
İşte Taharri’li Orhan Onat’ın, Almanya ile atalarının topraklarında yaşadığı yol hikayesi. Onat, doğup büyüdüğü, gençlik yıllarının geçtiği Taharri’yi, Almanya- Hollanda sınırındaki o yemyeşil Kalkar kasabasına asla da değiştirmek istemiyor.

